1-) Kanuni düzenlemelerde esnaf odaları veya birliklerinin sadece basit usuldeki mükellefler için kayıt tutma yetkisi bulunurken, kanuni düzenlemelerde belirtilmediği halde, gerçek usuldeki mükelleflerin defter kayıtlarının tutulması ve beyannamelerinin gönderilmesine ilişkin iş ve işlemleri yapabilme konusunda esnaf odaları veya birliklerine tebliğ ile yetki verilmiştir.
Esnaf odaları veya birliklerinin, kendi üyelerine ilişkin muhasebe iş ve işlemlerinin yapılabilmesine imkân veren kanuni düzenleme sadece 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 46 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, burada da sadece BASİT USULDE vergilendirilen mükelleflere ilişkin bir düzenleme yer almaktadır.
GERÇEK USULDE vergilendirmeye tabi olan tacirlerin muhasebe iş ve işlemleri ile vergi beyannamelerine ilişkin iş ve işlemlerin açıkça esnaf odaları veya birliklerince yerine getirilebileceğine ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.
Hazine ve Maliye Bakanlığına 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 257 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında yer alan hükümler de esnaf odalarına veya birliklerine bu hususta izin verilebileceği şekilde yorumlanabilmesi, diğer tüm ilgili kanuni düzenlemeler ve meslek mevzuatımıza ilişkin düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde, mümkün gözükmediği Birliğimizce değerlendirilmektedir.
2-) Defter kayıtlarının yapılmasından ve beyannamelerin gönderilmesinden esnaf odaları veya birliklerinin vergi mevzuatından kaynaklanan müşterek ve müteselsil sorumlulukları hakkında bir belirleme yapılmamıştır.
Mezkûr düzenlemede, kapsama dahil olan mükelleflerin defter kayıtlarının yapılması ve beyannamelerin gönderilmesine ilişkin Defter Beyan Sistemi kapsamında yapılacak iş ve işlemlerinin esnaf odaları / birlikleri tarafından yapılabilmesine imkân verilmiştir.
Bu durumda esnaf odaları veya birliklerinde söz konusu iş ve işlemlerin, vergi mevzuatına aykırı yapılmasından, beyannamelerde yer alan bilgiler ile defter kayıtları ve belgelerde yer alan bilgilerin farklı olması ve bu nedenle de bir vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde, kimlerin ve hangi usul ve esaslara göre sorumlu tutulacakları, bu sorumluluklara karşı hukuki itiraz yolları hakkında bir belirleme bulunmamaktadır.
Bugüne kadar, sadece BASİT USULDE olan mükelleflerin gelir ve giderlerine ilişkin KAYITLARI (defter kaydı değildir) yapıldığından ve basit usuldeki mükelleflerin Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisinden istisna/muaf olmalarından dolayı bir vergisel sorumluluk söz konusu olmamaktaydı. Ancak yeni getirilen düzenlemede ise GERÇEK USUL’e geçiş nedeniyle, bir taraftan DEFTER KAYITLARININ yapılması diğer taraftan da defter kayıtları ile belgelerdeki bilgilerin vergi beyannamelerinde yer alan bilgilerle uyumlu olması zorunluluğu mevzuat gereğince doğmaktadır. Bu sorumlulukların, esnaf odaları/birlikleri nezdinde çok sayıda üyeye ilişkin işlemlerin sınırlı kapasitelerle yürütüleceği dikkate alındığında yeterince yerine getirilemeyeceği bugünden aşikâr olup, bu vergisel açıdan da sorunlu ve vergi kaybına yol açabilecek sonuçlarından esnaf odaları yönetimlerinin sorumlulukların olup olmayacağı, sorumlukların kimlere ait olacağı hususları tamamen belirsizliğini korumaktadır.
3-) Bir işyerine bağlı olarak çalışan meslek mensupları o işyeri dışında diğer vergi mükelleflerinin iş ve işlemlerinin yürütülmesine yetkisi bulunmamaktadır.
Mezkûr Genel Tebliğde esnaf odası/birliği nezdinde 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış yeterli sayıda meslek mensubunun çalışması ya da bunun mümkün olmadığı durumlarda söz konusu işlemlerin odada/birlikte çalışmayan meslek mensuplarının gözetiminde yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Ancak mevcut meslek mevzuatımıza göre bir işyerinde ücretli olarak istihdam edilen meslek mensuplarının sadece istihdam olunduğu işyerinin muhasebe ve vergi beyannameleri ile ilgili iş ve işlemleri yürütebileceği, bu işyeri dışında kalan ve ayrı vergi mükellefiyeti bulunan vergi mükelleflerinin iş ve işlemlerini yürütmeye yetkili olmadığı açıktır.
Esnaf odası veya birliği bünyesinde istihdam olunarak, oda veya birliğin tüm üyelerinin muhasebe iş ve işlemlerinin yürütülmesine yönelik çalışmalarda bulunmak meslek mensubunun meslek mevzuatına açıkça aykırı bir faaliyette bulunması sonucuna itmektedir.
Ayrıca Mezkûr düzenlemede; meslek mensubunun esnaf odası / birliği nezdinde istihdam edilemediği durumda ise, kapsamı uygulama usul ve esası tamamen belirsiz bir kavram olan “meslek mensubunun gözetiminde” defter beyan sistemi kapsamındaki iş ve işlemlerin yürütülebileceğini belirtmektedir. Burada kastedilen gözetim kavramının meslek mevzuatımız açısından herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır.
4-) GVK’nın 47 ve 48 inci maddelerindeki genel veya özel şartları sağlamadığı için gerçek usulde vergilendirilmesi gereken mükellefler 586 sıra no.lu VUK Genel Tebliği kapsamına girmemektedir.
586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinin kapsamına: sadece Tebliğin yürürlüğe girdiği 13/12/2025 tarihi itibarıyla kazancı basit usulde tespit edilen ve 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince 1/1/2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olan mükellefler girmektedir.
Bilindiği üzere; basit usulden gerçek usule geçiş düzenlemesi sadece Mezkûr Cumhurbaşkanı Kararında belirtilen faaliyetler ile sınırlı olmayıp, faaliyetinin türü önemli olmaksızın; GVK nın 47 nci maddesindeki GENEL ŞARTLAR’ı veya 48 inci maddesindeki ÖZEL ŞARTLAR’ı sağlayamadığı için 1.1.2026 tarihinden gerçek usulde vergilendirilmesi gereken mükellef grupları da bulunmaktadır. Bu mükellef grupları Cumhurbaşkanı Kararı nedeniyle gerçek usule geçen mükellefler kategorisinde olmadığından, söz konusu bu mükellef gruplarına ilişkin olarak muhasebe, defter kaydı ve beyanname gönderme işlemlerinin esnaf meslek odaları/birlikleri tarafından yapılması/gönderilmesi 586 SN VUK Genel Tebliği hükümlerinde de yer verilen açıklamalar gereğince mümkün bulunmamaktadır.
5-) 13/12/2025 tarihinden önce gerçek usule geçmiş olan mükellefler 586 sıra no.lu VUK Genel Tebliği kapsamına girmemektedir.
586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinin kapsamına, 13/12/2025 tarihinden önce basit usulden gerçek usule geçmiş mükellefler kesinlikle girmemektedir. Her ne kadar ilgili esnaf meslek odası/birliği ile üyelik münasebetleri sürse de bu suretle 13/12/2025 tarihinden önce gerçek usule geçmiş olan mükelleflerin; muhasebe, defter kaydı ve beyanname gönderme işlemlerinin esnaf meslek odaları/birlikleri tarafından yapılması/gönderilmesi 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği hükümlerinde de yer verilen açıklamalar gereğince mümkün bulunmamaktadır.
6-) Büyükşehir olmayan illerde faaliyeti olan ve hali hazırda gerçek usulde bulunan ya da 1.1.2026 tarihinden itibaren basit usulden gerçek usule geçecek mükellefler 586 sıra no.lu VUK Genel Tebliği kapsamına girmemektedir.
8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan düzenlemenin sadece BÜYÜKŞEHİR OLAN İLLER’de faaliyeti bulunan mükellefler ile ilgili olması nedeniyle, 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğin kapsamına; BÜYÜKŞEHİR olmayan İLLERDE faaliyeti bulunan ve gerek hali hazırda gerçek usulde olan gerekse 1/1/2026 tarihinde gerçek usule geçecek hali hazırdaki basit usul mükellefleri girmemektedir.
Bu nedenle; BÜYÜKŞEHİR olmayan İLLERDE faaliyeti bulunan, gerek hali hazırda gerçek usulde olan gerekse GVK nın 47 ve 48 inci maddelerindeki Genel veya Özel şartları sağlayamaması nedeniyle 1/1/2026 tarihinde gerçek usule geçecek hali hazırdaki basit usul mükelleflerinin muhasebe, defter kaydı ve beyanname gönderme işlemlerinin meslek odaları/birlikleri tarafından yapılması/gönderilmesi 586 SN VUK Genel Tebliği hükümlerinde de yer verilen açıklamalar gereğince mümkün bulunmamaktadır.
7-) Büyükşehir olan ancak ilçe nüfusu 30 binin altında olan yerlerde faaliyeti olan ve hali hazırda gerçek usulde bulunan ya da 1.1.2026 tarihinden itibaren gerçek usule geçecek basit usuldeki mükellefler 586 sıra no.lu VUK Genel Tebliği kapsamına girmemektedir.
8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan düzenlemenin sadece BÜYÜKŞEHİR OLAN İLLER’de ve ilçe nüfusu 30 bini geçen ilçelerde faaliyeti bulunan mükellefler ile ilgili olması nedeniyle, 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğin kapsamına; BÜYÜKŞEHİR olmakla birlikte, ilçe nüfusu 30 bini geçmeyen ilçelerde olup gerek Mezkur kararda belirtilen faaliyetlerle uğraşanlar gerekse diğer başka ticari faaliyetlerle uğraşan ve GVK nın 47 ve 48 inci maddelerindeki Genel veya Özel şartları sağlayamaması nedeniyle 1/1/2026 tarihinde gerçek usule geçecek hali hazırdaki basit usul mükellefleri girmemektedir. Bu nedenle söz konusu bu mükelleflerden; GVK’nın 47 veya 48 inci maddelerindeki şartları sağlayamaması veya isteğe bağlı olarak 1/1/2026 tarihinde gerçek usule geçecek olan hali hazırdaki basit usul mükelleflerinin muhasebe, defter kaydı ve beyanname gönderme işlemlerinin esnaf meslek odaları/birlikleri tarafından yapılması/gönderilmesi 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği hükümlerinde de yer verilen açıklamalar gereğince mümkün bulunmamaktadır.
😎 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı cumhurbaşkanı kararından önceki kararlar gereğince gerçek usulde vergilendirilmesi gerektiği belirtilen basit usuldeki mükellefler 586 sıra no.lu VUK Genel Tebliği kapsamına girmemektedir.
Bilindiği üzere 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararından önce de yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanı Kararları ( 95/6430 sayılı BKK, 8/5521 sayılı BKK, 92/2683 sayılı BKK) uyarınca zaten Basit Usulde vergilendirilemeyeceği belirtilen ve bu nedenle de 1.1.2026 tarihinden itibaren Gerçek Usulde vergilendirilmesi gerekenler ve ayrıca Gelir Vergisi Kanunu’nun Basit Usulün Hududu başlıklı 51 inci maddesinde belirtilen faaliyetleri yürütmeleri nedeniyle hiçbir şekilde basit usulde vergilendirilmesine izin verilmemesi nedeniyle 1.1.2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflerin 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde belirtilen Mezkûr 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı nedeniyle gerçek usule geçecek mükellefler olmadığından bu mükelleflerin 1.1.2026 tarihinden itibaren gerçek usuldeki defter kayıtları ile beyannamelerinin gönderilmesi iş ve işlemlerinin esnaf meslek odaları/birlikleri tarafından yapılması/gönderilmesi 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği hükümlerinde de yer verilen açıklamalar gereğince mümkün bulunmamaktadır.
8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile önceki BKK / CBK kararlarından farklı olarak sadece; “Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar.” ifadesinin eklendiği, önceki bentlerde (a ila e bentleri arasında belirtilen) yer alan faaliyetlerin zaten daha önceki 95/6430 sayılı BKK gereğince gerçek usulde vergilendirilmesi gereken mükellefler arasında sayıldığı, Bu nedenle 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği kapsamına olsa olsa sadece “Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar”ın girebileceği, diğer faaliyetlerin ise Mezkûr Genel Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle de 8/9/2025 tarihli ve 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında a ila e bentleri arasında belirtilen faaliyetlerle uğraşan ve 1.1.2026 tarihinden itibaren gerçek usule geçecek mükelleflerin gerçek usuldeki defter kayıtları ile beyannamelerinin gönderilmesi iş ve işlemlerinin esnaf meslek odaları/birlikleri tarafından yapılması/gönderilmesi 586 SN VUK Genel Tebliği hükümlerinde de yer verilen açıklamalar gereğince mümkün bulunmadığı Birliğimizce değerlendirilmektedir.
